Duyusal oyunlar çocukların beş duyusunu uyaran aktivite ve oyunları içerir; dokunma, koku, tat, görme ve işitme.

Sensory Play çocuğu keşif yapmaya teşvik ederken yaratıcılık ve merak duygularını geliştirir. Çocuk doğal olarak oyun oynarken araştırmayı öğrenir. Oyunlar içinde farklı duyuların uyarılması çocukların fiziksel, sosyal, duygusal, dilsel ve bilişsel gelişimlerini destekler. Çocuklar için farklı duyuların uyarılması en kalıcı öğrenmeyi sağlar. Örneğin pirinçlerden şekil çalışmasında; çocuklar pirinçleri istedikleri renge boyayıp daha sonra kurumalarını beklerler. Pirinçler kuruduktan sonra şeklin çizili olduğu kağıdın üstünü tamamlarlar. Bu çalışma hem çocuğun görsel olarak hafızasında kalmasını hem de yaratıcılığının geliştirmesine yardımcı olur. Yada ponpon ayırma aktivitesinde, çocuğun büyük ve küçük ponponların bulunduğu kutulardan maşa ile büyük küçük ponponları ayırmalarını istemek; hem çocuğun büyük-küçük kavramının gelişmesine hem maşa kullanarak ince motor becerilerinin gelişmesine hem de görsel algıya katkı sağlar.

Çeşitli boncuklar, düğmeler, mandallar, renkli dil çubukları, farklı boyutta ponponlar, midye kabukları, taş, dal, yaprak, kum, maşa, kürek, süzgeç, evcilik malzemeleri, arabalar, pipetler, farklı dokularda kumaşlar gibi günlük yaşantıdan malzemeler Sensory Play aktivitelerinin temel malzemelerini oluştururlar.

Reggio Emilia yaklaşımı ile devamlılığının olması, görsel olarak sınıfta bütünlüğün sağlanması hedeflenirken, Sensory Play ile materyallerin istendiği zaman proje oluşturulup daha sonra bozup istendiğinde farklı amaçla kullanılması ile nesneleri amacı dışında ve duyusal olarak kullanmayı hedefliyoruz. Sensory Play ve Reggio Emilia’nın ortak yönleri ikisininde proje tabanlı olması, yaratıcılığı desteklemesi, çocuklara farklı alanlar sunması ve çocukları düşünmeye yönlendirmesidir. Ayrıca ikisinde de materyaller, çocukların yetişebileceği, istediklerinde ulaşabilecekleri yakınlıktadır.

 

Yukarı ↑